|
 |
| |
|
Şanlıurfa ilinin büyük bölümü, çok yüksek olmayan dalgalı düzlüklerden oluşur. Yüzölçümü 19.271 km2 olan il batıda Gaziantep, kuzeyde Adıyaman ve Diyarbakır, kuzeydoğuda gene Diyarbakır, doğuda Mardin illeri, güneyde de Suriye ile çevrilidir.
DOĞAL YAPI
Bölgenin orta kesiminde yer alan il topraklarının büyük bölümü orta yükseklikteki dalgalı düzlüklerden oluşur. Fırat Vadisi'ne ve Suriye'nin kuzeyindeki düzlüklere doğru gidildikçe alçalan bu düzlükler Urfa ya da Şanlıurfa Platosu adıyla anılır. Doruğu il sınırları dışında kalan Karacadağ'ın batı bölümü bu toprakların kuzeydoğu kesimini engebelendirir. Karacadağ'ın hemen güneybatısında Takırtukur Dağı yer alır. Öteki önemli dağlar Şanlıurfa Platosu'nda yükselen Tektek Dağı (749 m) ve Kaşmer Dağı'dır (954 m). Başlıca düzlükler Suruç Ovası, Viranşehir Ovası ve Harran Ovası'dır. İl topraklarından kaynaklanan suları batı, kuzeybatı ve kuzeyde doğal sınır oluşturan Fırat Irmağı toplar. İlde birçok küçük göl vardır. Hacıhıdır Baraj Gölü'nün tümü ile Fırat Irmağı üzerindeki Atatürk, Birecik ve Karkamış baraj göllerinin bazı bölümleri il sınırları içinde kalır. Fırat kıyısındaki ovaların büyük bölümü baraj göllerinin suları altında kalmış durumdadır.
TARİH
Aşağı Fırat Projesi kapsamında Fırat Irmağı kıyısında ve Sultantepe'de yapılan çeşitli kazı ve araştırma çalışmalarının sonuçlan yörenin Neolitik Çağ ve sonrasında yoğun bir yerleşime sahne olduğunu gösterir. Asur kaynaklarına göre bu topraklar İÖ 2000'lerde Hurriler ile Mitannilerin yurduydu. Daha sonra Mitanni Krallığı'nı yıkan Hititlerin eline geçen yöreye İÖ 11. yüzyıldan sonra Mezopotamya'dan kuzeye göç eden Aramiler yerleşti. Aramilerin kurduğu Bit- Adini Krallığı'nın egemenliği altındayken İÖ 857'de Asurlara bağlanan, sonra da Medlerin saldırısına uğrayan yöre kısa bir süre Babil?in elinde kaldı. İÖ 6. yüzyılda Perslerin yönetimine girdi. Bu dönemde tarım ve ticaretin gelişmesiyle yöredeki kentler zenginleşti. İÖ 4. yüzyıl sonlarında Makedonyalıların, daha sonra da Selevkosların eline geçen bu topraklar Osroene adıyla anılıyordu. Selevkoslar döneminde kısa bir süre Mısır yönetiminde kaldı. Aramiler İÖ 132'de bu yörede önce Abgar, sonra da Osroene olarak adlandırılan bir krallık kurdu. Daha sonra Roma'nın uydusu olan Osroene bir süre Romalılarla Partlar arasında el değiştirdi. Osroene İS 117'de Roma'ya bağlandı. Aramiler birçok kez Roma yönetimine karşı ayaklandıysa da bu ayaklanmalar başarılı olmadı. Osroene 3. yüzyıl ortalarında Sasanilerin saldırısına uğradı. 7. yüzyılda Arapların eline geçti. 10. yüzyıldan sonra Bizans'la Mervaniler arasında el değiştirdi. Bizans'a bağlıyken 1074'te bağımsızlığını ilan eden komutan Philaretos'un yönetimine girdi (1087). Selçukluların, sonra da Kilikyah bir yönetici olan Thoros'un eline geçti. Daha sonra Haçlıların işgal ettiği yörede 1098'de Urfa Kontluğu kuruldu. 1144'te Musul atabeglerinden Zengilerin, 1182'de de Eyyubilerin yönetimine girdi ve 1232'de Mısır Eyyubilerine bağlandı. Anadolu Selçukluları ile Eyyubiler arasında el değiştirdikten sonra Harezmlilerin eline geçti. 13. yüzyılın ortalarında Moğollar Urfa'yı yağmaladı. Anadolu Selçuklu Devleti'nin yıkılmasından sonra bu topraklara Türkmen aşiretleri egemen oldu. 1399'da Timur'un yönetimine giren, 15. yüzyıl başında Akkoyunluların eline geçen yöreyi 1429'da Memlûkler yağmaladı. Daha sonra Safevilerin egemenliğine giren Urfa yöresi 1517'de Osmanlı topraklarına katıldı. Osmanlı döneminde çıkan Celali Ayaklanmaları'nın en büyüklerinden biri olan Karayazıcı'nın önderlik ettiği isyan 16. yüzyıl sonu ile 17. yüzyıl başında Urfa yöresini önemli ölçüde etkiledi. Halkının bir bölümü Süryani, Keldani, Ermeni ve Rumlardan oluşan yörenin büyük bir kesimi 19. yüzyıl sonlarında Halep vilayetinin Urfa sancağına bağlıyken, kuzey ve doğudaki bazı kesimleri de Diyarbekir (Diyarbakır) vilayetinin sınırlan içindeydi. 20. yüzyıl başlarında bağımsız bir sancak yapılan Urfa I. Dünya Savaşı'ndan sonra 24 Mart 1919'da İngiliz işgaline uğradı. Daha sonra bölgeden çekilen İngilizlerin yerini 30 Ekim 1919'da Fransızlar aldı. İşgale karşı silahla direnen halkla Fransız askerleri arasında çıkan birçok çatışma direnişçilerin başarısıyla sonuçlandı. 11 Nisan 1920'de Urfa kentini boşaltan işgalciler güneydeki demiryolu hattına doğru çekildi. 4 Haziran 1920'de Urfa tümüyle işgalden kurtuldu ve 1924'te de öteki sancaklarla birlikte il yapıldı. |
|
|
|
| |
|
| |
|
|
|
 |
| |
|
İL MERKEZİ
Kentin bilinen en eski adı Edessa'dır. Selevkoslar döneminde kente verilen bu ad, yakın zamana değin Makedonya Krallığı'nın merkezi olduğu sanılan ve günümüzde Yunanistan sınırlan içinde bulunan Edessa'dan gelir. Sonraki adı olan Urfa'nın Süryanice Orha, Orhai ya da Urhai'den kaynaklandığı sanılmaktadır. Halkın 1920'deki Fransız işgaline karşı gösterdiği destansı direnişin anısını yaşatmak amacıyla kentin ve ilin adı 1984'te Şanlıurfa olarak değiştirildi.
İlkçağda ve Osmanlı döneminde bölgenin başlıca ulaşım, konaklama ve ticaret merkezlerinden biri olan kent Cumhuriyet döneminde Gaziantep ve Diyarbakır'ın gölgesinde kalarak eski önemini yitirdi. Cumhuriyet'in ilk yıllarında 30 bini bulmayan, 1950'de ise ancak 38.685 olan nüfusu, 1960'ta 59.863'e, 1970'te 100.654'e, 1980'de 147.488'e, 1990'da 276.528'e ulaştı, 2000'de de 385 bini aştı. Özellikle komşu illerin kırsal kesiminde meydana gelen çatışmalar, işsizlik ve 1990'lardan sonra GAP'ın sağladığı olanaklar büyük ölçüde göç almasına yol açtı. Gaziantep ve Diyarbakır'dan sonra Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin üçüncü büyük kenti olan Şanlıurfa çevresindeki zengin tarım alanlarından gelen ürünlerin pazarlandığı bir ticaret merkezi olmanın yanı sıra önemli bir hizmet ve kültür merkezidir.
Tarihsel çekirdeği kalenin iç surları içinde yer alan kentin belediyesi 1889'da kuruldu. Cumhuriyet döneminde çevreye doğru gelişmeye başlayan kent 1960'lardan sonra kırsal kesimden gelenlerin kurduğu gecekondularla geniş alanlara yayıldı. Daha çok batıya doğru gelişen kentin güney ve güneybatı kesiminde gecekondu mahalleleri, güney ve batı kesiminde sanayi kuruluşları, kuzeyinde de askeri bölgeler vardır. Çevre düzenlemesi yapılıp yeşillendirilen Halilü'r-Rahman ve Ayn-ı Zilha gölleri kıyısı kent halkının yararlandığı başlıca dinlenme yeridir. Zengin bir kültüre sahip olan Urfalılar bu göllerde yaşayan balıklan kutsal sayar ve avlamazlar.
Kent ilin orta kesiminde yer alır. Habur sınır kapısından gelip Gaziantep'te 0-52 Otoyolu'na bağlanan E-90 Karayolu kentten geçer. Şanlıurfa kenti Gaziantep'e 137 km, Diyarbakır'a 176 km, Elazığ'a 331 km, Van'a 558 km, Trabzon'a 808 km, Ankara'ya 809 km, Muğla'ya 1.215 km ve İstanbul'a 1.262 km uzaklıktadır.
1992'de kurulan Harran Üniversitesi'nin rektörlüğü ile bazı birimleri kentte ve kent çevresindeki Ana Kampus, Eyyubiye Kampusu, Yenişehir Kampüsü'ndedir.
Hz. İbrahim'in yaşadığı ve burada ateşe atıldığı ileri sürüldüğünden efsanelere konu olan ve "peygamberler kenti" olarak da anılan Şanlıurfa tarihsel yapı açısından fazla zengin sayılmaz. Yapım tarihi bilinmeyen Urfa Kalesi'nin iç ve dış surları arasında bahçeli bazı konutlar ile Tayyar Mehmed Paşa, Molla ve Gezer Paşa saraylarının kalıntıları vardır. Osroene Krallığı döneminde yapılmış yaklaşık 17 m yüksekliğindeki iki sütuna kent halkı "mancınık" der. Kentteki başlıca tarihsel yapılar bir kilisenin üstüne yapıldığı sanılan Urfa Ulucamisi, Halilü'r-Rahman Camisi, Sultan Hasan Padişah (Tokdemir) Camisi (1499), Nimetullah Camisi olarak da bilinen Akcami, Beylerbeyi Camisi (16. yy), Kadıoğlu Camisi (17. yy), Rızvaniye Camisi (18. yy), Mevlahane Hanı, Gümrük Hanı Kervansarayı (16. yy) ile Şeyh Ali Dede, Mevlana Halidoğlu ve Nimetullah Bey türbeleridir. Yörede yapılan kazı ve araştırmalar sırasında ele geçen arkeolojik buluntular 1969'da ziyarete açılan Şanlıurfa Müzesi'nde sergilenir.
İLÇELER
Merkez ilçe, en kalabalık ilçedir. İlçe halkının yüzde 72'sinin yaşadığı Şanlıurfa kenti, İlin başlıca kültür,sanayi, ticaret ve hizmet merkezidir.
Diğer ilçeler; Akçakale, Birecik, Bozova, Ceylanpınar, Halfeti, Harran, Hilvan, Siverek, Suruç, Viranşehir.
GÖRÜLMEYE DEĞER YERLER
Akcami: Bir adı da Nimetullah Camisi'dir. Yapım tarihi bilinmeyen caminin minaresi Urfa'dakilerin en yükseğidir.
Ayn-ı Zilha Gölü: Şanlıurfa kentinde bulunmaktadır. Mesire yeri olarak kullanılmaktadır.
Gölpınar orman içi dinlenme yeri: Şanlıurfa kentinin yaklaşık 15 km kuzeyinde, piknik yeridir.
Halilü'r-Rahman Camisi: Aynı adı taşıyan gölün güneybatısındadır. Yazıtına göre 1211-1212'de yapılmıştır.
Halilü'r-Rahman Gölü: Şanlıurfa kentinde, mesire yeridir.
Sultan Hasan Padişah Camisi: 1499 tarihinde yapılmıştır. Tokdemir Camisi olarak da bilinir.
Şanlıurfa Kalesi: Yapım tarihi konusunda bilgi yoktur; iç ve dış surları arasında bazı saray kalıntıları yer alır.
Şanlıurfa Ulucamisi: Eski bir kilisenin kalıntıları üzerine yapıldığı sanılır.
|
|
|
|
| |
|
 |
|
|
|
|