www.urfa.nerededir.com
 
ne@nerededir.com
 

> Urfa Otelleri Nerededir ?

> Balıklıgöl Nerededir ?

> Harran Nerededir ?

> Ceylanpınar Nerededir ?

Şanlıurfa ilinin büyük bölümü, çok yüksek ol­mayan dalgalı düzlüklerden oluşur. Yüzölçü­mü 19.271 km2 olan il batıda Gaziantep, ku­zeyde Adıyaman ve Diyarbakır, kuzeydoğu­da gene Diyarbakır, doğuda Mardin illeri, güneyde de Suriye ile çevrilidir.

DOĞAL YAPI
Bölgenin orta kesiminde yer alan il toprak­larının büyük bölümü orta yükseklikteki dalgalı düzlüklerden oluşur. Fırat Vadisi'ne ve Suriye'nin kuzeyindeki düzlüklere doğru gidildikçe alçalan bu düzlükler Urfa ya da Şanlıurfa Platosu adıyla anılır. Doruğu il sı­nırları dışında kalan Karacadağ'ın batı bö­lümü bu toprakların kuzeydoğu kesimini engebelendirir. Karacadağ'ın hemen güney­batısında Takırtukur Dağı yer alır. Öteki önemli dağlar Şanlıurfa Platosu'nda yükse­len Tektek Dağı (749 m) ve Kaşmer Dağı'dır (954 m). Başlıca düzlükler Suruç Ovası, Viranşehir Ovası ve Harran Ovası'dır. İl topraklarından kaynaklanan suları batı, kuzeybatı ve kuzeyde doğal sınır oluş­turan Fırat Irmağı toplar. İlde birçok küçük göl vardır. Hacıhıdır Baraj Gölü'nün tümü ile Fırat Irmağı üzerindeki Atatürk, Birecik ve Karkamış baraj göllerinin bazı bölümleri il sınırları içinde kalır. Fırat kıyısındaki ova­ların büyük bölümü baraj göllerinin suları altında kalmış durumdadır.

TARİH
Aşağı Fırat Projesi kapsamında Fırat Irmağı kıyısında ve Sultantepe'de yapılan çeşitli kazı ve araştırma çalışmalarının sonuçlan yörenin Neolitik Çağ ve sonrasında yoğun bir yerleşi­me sahne olduğunu gösterir. Asur kaynakla­rına göre bu topraklar İÖ 2000'lerde Hurriler ile Mitannilerin yurduydu. Daha sonra Mitanni Krallığı'nı yıkan Hititlerin eline geçen yö­reye İÖ 11. yüzyıldan sonra Mezopotam­ya'dan kuzeye göç eden Aramiler yerleşti. Aramilerin kurduğu Bit- Adini Krallığı'nın egemenliği altındayken İÖ 857'de Asurlara bağlanan, sonra da Medlerin saldırısına uğra­yan yöre kısa bir süre Babil?in elinde kaldı. İÖ 6. yüzyılda Perslerin yönetimine girdi. Bu dönemde tarım ve ticaretin gelişmesiyle yöre­deki kentler zenginleşti. İÖ 4. yüzyıl sonların­da Makedonyalıların, daha sonra da Selevkosların eline geçen bu topraklar Osroene adıyla anılıyordu. Selevkoslar döneminde kısa bir süre Mısır yönetiminde kaldı. Aramiler İÖ 132'de bu yörede önce Abgar, sonra da Osroene olarak adlandırılan bir krallık kurdu. Daha sonra Roma'nın uydusu olan Osroene bir süre Romalılarla Partlar arasında el değiş­tirdi. Osroene İS 117'de Roma'ya bağlandı. Aramiler birçok kez Roma yönetimine karşı ayaklandıysa da bu ayaklanmalar başarılı ol­madı. Osroene 3. yüzyıl ortalarında Sasanilerin saldırısına uğradı. 7. yüzyılda Arapların eline geçti. 10. yüzyıldan sonra Bizans'la Mervaniler arasında el değiştirdi. Bizans'a bağlıy­ken 1074'te bağımsızlığını ilan eden komutan Philaretos'un yönetimine girdi (1087). Selçuk­luların, sonra da Kilikyah bir yönetici olan Thoros'un eline geçti. Daha sonra Haçlıların işgal ettiği yörede 1098'de Urfa Kontluğu ku­ruldu. 1144'te Musul atabeglerinden Zengilerin, 1182'de de Eyyubilerin yönetimine girdi ve 1232'de Mısır Eyyubilerine bağlandı. Ana­dolu Selçukluları ile Eyyubiler arasında el değiştirdikten sonra Harezmlilerin eline geçti. 13. yüzyılın ortalarında Moğollar Urfa'yı yağmaladı. Anadolu Selçuklu Devleti'nin yıkıl­masından sonra bu topraklara Türkmen aşiretleri egemen oldu. 1399'da Timur'un yöne­timine giren, 15. yüzyıl başında Akkoyunluların eline geçen yöreyi 1429'da Memlûkler yağmaladı. Daha sonra Safevilerin egemenli­ğine giren Urfa yöresi 1517'de Osmanlı top­raklarına katıldı. Osmanlı döneminde çıkan Celali Ayaklanmaları'nın en büyüklerinden biri olan Karayazıcı'nın önderlik ettiği isyan 16. yüzyıl sonu ile 17. yüzyıl başında Urfa yö­resini önemli ölçüde etkiledi. Halkının bir bö­lümü Süryani, Keldani, Ermeni ve Rumlar­dan oluşan yörenin büyük bir kesimi 19. yüz­yıl sonlarında Halep vilayetinin Urfa sancağı­na bağlıyken, kuzey ve doğudaki bazı kesim­leri de Diyarbekir (Diyarbakır) vilayetinin sı­nırlan içindeydi. 20. yüzyıl başlarında bağım­sız bir sancak yapılan Urfa I. Dünya Savaşı'ndan sonra 24 Mart 1919'da İngiliz işgaline uğradı. Daha sonra bölgeden çekilen İngiliz­lerin yerini 30 Ekim 1919'da Fransızlar aldı. İşgale karşı silahla direnen halkla Fransız as­kerleri arasında çıkan birçok çatışma direniş­çilerin başarısıyla sonuçlandı. 11 Nisan 1920'de Urfa kentini boşaltan işgalciler gü­neydeki demiryolu hattına doğru çekildi. 4 Haziran 1920'de Urfa tümüyle işgalden kur­tuldu ve 1924'te de öteki sancaklarla birlikte il yapıldı.

> Video Teknolojili Firma Rehberi

> Video Teknolojili Otel Tanıtımı

> Video Teknolojili Dersane

> Video Teknolojili İşletme Tanıtımları

> Yangın Söndürme Sistemleri

İL MERKEZİ
Kentin bilinen en eski adı Edessa'dır. Selevkoslar döneminde kente verilen bu ad, yakın zamana değin Makedonya Krallığı'nın mer­kezi olduğu sanılan ve günümüzde Yunanis­tan sınırlan içinde bulunan Edessa'dan gelir. Sonraki adı olan Urfa'nın Süryanice Orha, Orhai ya da Urhai'den kaynaklandığı sanıl­maktadır. Halkın 1920'deki Fransız işgaline karşı gösterdiği destansı direnişin anısını ya­şatmak amacıyla kentin ve ilin adı 1984'te Şanlıurfa olarak değiştirildi.
İlkçağda ve Osmanlı döneminde bölgenin başlıca ulaşım, konaklama ve ticaret merkezlerinden biri olan kent Cumhuriyet dönemin­de Gaziantep ve Diyarbakır'ın gölgesinde ka­larak eski önemini yitirdi. Cumhuriyet'in ilk yıllarında 30 bini bulmayan, 1950'de ise ancak 38.685 olan nüfusu, 1960'ta 59.863'e, 1970'te 100.654'e, 1980'de 147.488'e, 1990'da 276.528'e ulaştı, 2000'de de 385 bini aştı. Özellikle komşu illerin kırsal kesiminde mey­dana gelen çatışmalar, işsizlik ve 1990'lardan sonra GAP'ın sağladığı olanaklar büyük ölçü­de göç almasına yol açtı. Gaziantep ve Diyar­bakır'dan sonra Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin üçüncü büyük kenti olan Şanlıurfa çev­resindeki zengin tarım alanlarından gelen ürünlerin pazarlandığı bir ticaret merkezi ol­manın yanı sıra önemli bir hizmet ve kültür merkezidir. Tarihsel çekirdeği kalenin iç surları içinde yer alan kentin belediyesi 1889'da kuruldu. Cumhuriyet döneminde çevreye doğru geliş­meye başlayan kent 1960'lardan sonra kırsal kesimden gelenlerin kurduğu gecekondularla geniş alanlara yayıldı. Daha çok batıya doğru gelişen kentin güney ve güneybatı kesiminde gecekondu mahalleleri, güney ve batı kesi­minde sanayi kuruluşları, kuzeyinde de askeri bölgeler vardır. Çevre düzenlemesi yapılıp yeşillendirilen Halilü'r-Rahman ve Ayn-ı Zilha gölleri kıyısı kent halkının yararlandığı başlıca dinlenme yeridir. Zengin bir kültüre sahip olan Urfalılar bu göllerde yaşayan ba­lıklan kutsal sayar ve avlamazlar.
Kent ilin orta kesiminde yer alır. Habur sınır kapısından gelip Gaziantep'te 0-52 Otoyolu'na bağlanan E-90 Karayolu kentten geçer. Şanlıurfa kenti Gaziantep'e 137 km, Diyarba­kır'a 176 km, Elazığ'a 331 km, Van'a 558 km, Trabzon'a 808 km, Ankara'ya 809 km, Muğ­la'ya 1.215 km ve İstanbul'a 1.262 km uzak­lıktadır. 1992'de kurulan Harran Üniversitesi'nin rektörlüğü ile bazı birimleri kentte ve kent çevresindeki Ana Kampus, Eyyubiye Kampusu, Yenişehir Kampüsü'ndedir. Hz. İbrahim'in yaşadığı ve burada ateşe atıl­dığı ileri sürüldüğünden efsanelere konu olan ve "peygamberler kenti" olarak da anılan Şanlıurfa tarihsel yapı açısından fazla zengin sayılmaz. Yapım tarihi bilinmeyen Urfa Kalesi'nin iç ve dış surları arasında bahçeli bazı konutlar ile Tayyar Mehmed Paşa, Molla ve Gezer Paşa saraylarının kalıntıları vardır. Osroene Krallığı döneminde yapılmış yaklaşık 17 m yüksekliğindeki iki sütuna kent halkı "mancınık" der. Kentteki başlıca tarihsel ya­pılar bir kilisenin üstüne yapıldığı sanılan Ur­fa Ulucamisi, Halilü'r-Rahman Camisi, Sul­tan Hasan Padişah (Tokdemir) Camisi (1499), Nimetullah Camisi olarak da bilinen Akcami, Beylerbeyi Camisi (16. yy), Kadıoğlu Camisi (17. yy), Rızvaniye Camisi (18. yy), Mevlahane Hanı, Gümrük Hanı Kervansara­yı (16. yy) ile Şeyh Ali Dede, Mevlana Halidoğlu ve Nimetullah Bey türbeleridir. Yörede yapılan kazı ve araştırmalar sırasında ele ge­çen arkeolojik buluntular 1969'da ziyarete açılan Şanlıurfa Müzesi'nde sergilenir.

İLÇELER
Merkez ilçe, en kalabalık ilçedir. İlçe halkının yüzde 72'sinin yaşadığı Şanlıurfa kenti, İlin başlıca kültür,sanayi, ticaret ve hizmet merkezidir.
Diğer ilçeler; Akçakale, Birecik, Bozova, Ceylanpınar, Halfeti, Harran, Hilvan, Siverek, Suruç, Viranşehir.

GÖRÜLMEYE DEĞER YERLER
Akcami: Bir adı da Nimetullah Camisi'dir. Yapım tarihi bilinmeyen caminin minaresi Urfa'dakilerin en yükseğidir.
Ayn-ı Zilha Gölü: Şanlıurfa kentinde bulunmaktadır. Mesire yeri olarak kullanılmaktadır.
Gölpınar orman içi dinlenme yeri: Şanlıurfa kentinin yaklaşık 15 km kuzeyinde, piknik yeridir.
Halilü'r-Rahman Camisi: Aynı adı taşıyan gölün güneybatısındadır. Yazıtına göre 1211-1212'de ya­pılmıştır.
Halilü'r-Rahman Gölü: Şanlıurfa kentinde, mesire yeridir.
Sultan Hasan Padişah Camisi: 1499 tarihinde yapıl­mıştır. Tokdemir Camisi olarak da bilinir.
Şanlıurfa Kalesi: Yapım tarihi konusunda bilgi yok­tur; iç ve dış surları arasında bazı saray kalın­tıları yer alır.
Şanlıurfa Ulucamisi: Eski bir kilisenin kalıntıları üzerine yapıldığı sanılır.

 
radyo dinle | ingilizce tercümesi | adresleri | bilgisayar kursu | online müzik dinle | mutluluğun resmi

bilgi yarışması | uzaktan eğitim | iq testi | anlamı nedir | kokoreç | ne demektir

Tüm Hakları Saklıdır © 2007 - 2009 & Soner Erdeviren - ERDEVİREN İnternet WEB Reklamcılık